Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!
GENEL 01-07-2017
5.5K Paylaşım

Sizin için belkide çok küçük ama beyniniz için çok büyük bir şey!

Yaşarken her şeyin sizin istediğiniz doğrultuda gelişmesini diler, sevgilerimi sunarım. “30 saniye” nedir ki diye soracak olursanız; sizin için hiçbir şey ancak beyniniz için “çok şey” diye yanıtlarım.

Beyninizden etkin verim almak için, doğru ve daha derin düşünmek için “30 saniye” kuralını uygulayın. Fark yaratın. Her şey size bağlı ve sizin elinizde. Biliyorum insanlar için çok sıkıcı ve zor olan düşünce eylemini yapmanızı istiyorum. Sıkıcı ve kulağa hoş gelmiyor değil mi?

Sizin için sıkıcı olan Kutsal Kase=Beyin ve kullanımı benim için çok keyifli.

Kasenin derinliklerine dalmaya başladığınızda şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz.

Çünkü;

“Birçok insanın inanmayı tercih ettiği gibi hayat oyununda asla çaresiz değilsin.” Mustafa Kılınç 

Şimdi işin sırrına doğru yolculuğa çıkalım.

PRATİK BİR İPUCU- 30 SANİYE DURUN

Büyük fikirlerin, ilham ve yeni deneyimlerin içinde hoplayıp zıplarken, arada biraz durmalısınız.

Basit ancak disiplin gerektiren bir eylemdir. Bunu şimdiden yapmaya başlayın. 30 saniye durup öğrendiğiniz şey hakkında düşünün. Bir insanla, fikirle, eserle, doğayla temas ettiğinizde, yeni bir kavrayıştan sonra, durup düşünmeyi alışkanlık haline getirin.

İyi gelen bir şey üzerinde düşünme eylemi, ondan arta kalanları güçlendirir.

Bir günün sonunda, bir konferansın, bir TED videosunun, okuduğunuz bir makalenin ardından ya da mesela terapistinize gittikten sonra bunu yapmak, deneyimlerinize daha fazla değer katacaktır.

Bilim insanı Giada di Stefano, bu molayı “Deneyimle kazanılan derslerin sentezlenmesi, soyutlaştırılması ve ifade bulması için yapılan bilinçli girişim.” Olarak tanımlamıştır.

Sporcular, satıcılar ve yöneticiler, deneyimledikleri şey üzerinde bilerek biraz durup düşündükleri zaman, gelecekteki performansları olumlu etkilenmekte ve deneyimlerinde daha çok şey öğrenmektedirler.

Dünyayı bir anlığına durdurduğunuz zaman, beyniniz önemli bir şey olduğunun farkına varır. Böylece, yaşadığınız deneyimi, kafanızda daha çabuk ulaşabileceğiniz bir yere yerleştirir. Beyniniz deneyimlediğiniz her şeyin arasından, özellikle neyi yanında taşıyacağınıza ve neyi bohçasının üstüne koyacağınıza, bu şekilde karar verir.

“Okullar, belki de hayattaki en değerli “Beyin Kullanım Kılavuzunu” bize öğretmemiştir.”  Mustafa Kılınç